İnsanın ruh ve beden sağlığını kökten tehlike altına atmakta olan obezite, sadece yaşam konforumuzu değil, fiziksem ve ruhsal sağlımızı tamamen yitirmemize sebep olacak büyük bir tehlike. Obezite tehlikesi, tıbbın ve teknolojinin desteğiyle bertaraf edilmeye çalışılıyor. Bu çabanın içinde önemli yer almaya başlayan obezite cerrahisi, farklı tekniklerle insanların obezite sorunlarını çözmeyi amaçlıyor. Mide bypass’ı bu tekniklerden biri olarak giderek yaygınlaşıyor.

 ObeziteTehlikesi

İnsanlık çağlar boyunca çeşitli hastalıklarla mücadele etti. Bu mücadele göründüğünden çok daha derin sosyolojik etkilere sahip. Çünkü, insanın hayatta kalma çabası onu bilime, gelişime ve çare bulmanın çeşitli yollarına götürdü, bugünkü gelişmiş duruma taşıdı. Her şeyin sürekli güllük gülistanlık olduğu bir dünyada, insanları bir sonraki adımı atmaya motive edecek bir şey kalmazdı. Hastalıklar bir anlamda insanın motivasyonu. Bugün yine, yüzlerce kontrol altına alınmış veya alınamamış hastalıkla mücadele ediyoruz. Ve çok azımız bu hastalıkların içinde obezitenin sinsi bir biçimde dünyayı sardığının farkındayız. Obezite cerrahisinin çok kullaılan tekniklerinden biri olan mide bypass’ı bu mücadelede kullanılan önemli bir teknik olarak öne çıkıyor. Bugün dünyada, milyonlarca insan mide bypass’ı operasyonları sayesinde eskisi gibi yürüyor, nefes alıyor ve yaşam konforunu devam ettiriyor.

Mide ByPass’ı Operasyonu Nedir?

Mide bypass prosedürü, obezite düzeyindeki hastaların kilo verme hedeflerine hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmasına destek olan bir cerrahi uygulamadır. Hastanın cerrahi operasyon noktasına gelmesinden önce hekimler, obez bireyleri diyet ve egzersizler yoluyla tedavi etmeyi hedeflerler. Bu çabaların sonuç vermediği durumda, obezite cerrahi prosedürleri arasında mide bypass prosedürü de önerilebilir. Mide bypass’ının hastanın hızlı kilo vermesinde dikkat çekici sonuçlar ürettiği yapılan tedavilerin küresel ortalamalarında belirgin bir biçimde görülmektedir. Mide bypass cerrahisi teknikleri son yıllarda giderek ilerlemiş ve mide bypass’ı diğer obezite cerrahisi tekniklerinden daha güvenilir bir teknik olarak öne çıkmıştır.

Mide bypass ameliyatlı hastanı hem midesinin boyutu küçülür hem de vücudun besinleri emme şekli değiştirilir. Bu ikili yaklaşım bu tekniğin kilo verdirme potansiyeli en yüksek cerrahi tekhiklerden biri olmasını sağlar. Öte yandan operasyonu geçirdikten sonra hastanın beslenme biçimlerinde ve yaşam tarzında önemli değişiklikler yapması gerekir. Bu da ameliyatın sadece teknik olarak başarılı olmasından öte, sürecin psikolojik yanlarıyla birlikte çok iyi yönetilmesini zorunlu kılar.

Mide ByPass’ı Operasyonu Kimler İçin Uygundur?

Mide bypass’ı 35 üstü vücut kitle indeksine sahip, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi ve aşırı kilonun getirdiği diğer rahatsızlıklara sahip hastalara tavsiye edilmektedir. Aşırı kilonun hastanın hayatında çeşitli sağlık problemlerine neden olması, normal yollarla kilo vermenin sağlanamamış olması durumunda mide bypass’ı önerilebilir. Bu kriterlere sahip olmanın dışında, hastanın psikolojik sağlığı, herhangi bir bağımlılığa sahip olmaması, operasyonun gerçekleşmesine engel olacak bir sağlık sorunu olmaması önemlidir.

Mide ByPass’ı Operasyonu Nasıl Yapılır?

Genel anestesi altında gerçekleşen mide bypass cerrahisinde cerrah, midenin geniş bir bölümünü zımbalar ve onu küçük bir torba haline getirir, sonrasında da ince bağırsağı bu yeni mideye bağlar. Böylece hasta, operasyon sonrasında küçük bir mideye sahip olduğu için, eskisi kadar yiyemez, yemek de istemez. Oluşturulan küçük mide hızlı dolar ve tokluk hissini oluşturur. Midenin ince bağırsağa bağlanması ise, besin maddelerinin bağırsağın önemli bir bölümünü atlamasına sebep olduğu için emilim ve alınan kalori miktarı azalır. Böylece hasta kilo kaybetmeye başlar.

Mide bypass operasyonları yaygınlıkla laparoskopik olarak gerçekleşmektedir. Böylece operasyonun yapılabilmesi için gerekli kesiler çok daha küçük olmakta, hasta çok daha hızlı bir süre içinde iyileşmekte ve günlük hayata dönebilmektedir. Laparoskopik cerrahi operasyonun kolaylaşmasını sağlarken, aynı zamanda hastanın bağışıklık fonksiyonunu korur.

Mide bypass operasyonları genellikle birkaç saat sürer. Operasyondan sonra hasta herhangi bir komplikasyon ihtimaline karşı gözlem altında tutulur. Hastanın özel koşullarına bağlı olarak, hastanede birkaç gün kalması gerekebilir.

Mide ByPass’ı Operasyonlarında Başarı

Mide bypass prosedürü geçiren hastaların, beslenme biçimlerinde ömür boyu sürecek bir değişime hazır olmaları, operasyonun uzun vadeli başarısı için çok önemlidir. Deneyimli bir cerrah gerekirse psikolojik destek de alınmasını sağlayarak, hastanın bu değişimleri yapabilme kararlılığını ve kapasitesini analiz eder. Operasyon ne kadar başarılı geçerse geçsin, hastanın psikolojik hazırlığı, devamına ilişkin motivasyonu ve diyetinin sürdürülebilirliği toplam başarı için kritik önemde bir faktördür. Yeni beslenme biçimi, yeterli miktarda protein alımı, multi vitamin, B12, demir ve kalsiyum dahil vitamin ve mineral takviyelerini de kapsar ve hasta operasyondan önce devamıyla ilgili ayrıntılı olarak bilgilendirilir. Ortalama olarak hastalar, ilk iyi yıl içinde kilolarının yüzde 70 ila 80’e yakınını kaybederler. Operasyon sonrası bir yıl içinde hastanın fazla kilolarının en az yüzde 50’sini vermiş olması, uygulamanın başarılı olduğunu gösterir. Sonraki beş yıl boyunca kilo kontrolü sağlanmış ve hasta yeni yaşamına uyum sağlamışsa müdahalenin başarılı olduğu kabul edilir.

Mide ByPass’ı Operasyonlarında Riskler

Mide bypass cerrahisi riskleri diğer operasyon risklerinin tamamını içerir. Operasyonun yüzde 0.5 oranında ölüm riski vardır. Hastaların yüzde 2’sinden daha az bir bölümünde, kanama, sızma gibi operatif komplikasyonlar oluşabilir. Bağırsağın yeniden bağlanması uzun süreli komplikasyonlara yol açabilir. Ameliyat risklerinin ayrıntılı bir biçimde paylaşılması ve tartışılması sürecin çok önemli bir gereğidir.

Sormaktan Çekinmeyiniz

Doktorunuza Danışın

Open chat