• 21
  • 0

Sonuncu dünya savaşı: Obezite
Dünya 5 milyar yaşında ve dünyanın en akıllı sakini olan insanın dünyadaki varlığı 1.8 milyon yıl. Bu 1.8 milyonda insanoğlu neler neler yaşadı! Salgınlar, savaşlar, göçler… Özellikle son 200 yıl içinde oluşan olumsuzlukların yaşam süresini önemli bir biçimde durdurması beklenirken, dünya hiç beklemediği bir tehlikeyle karşı karşıya kaldı: Obetize. Eğer obezitenin korkunç büyümesine dur diyemez isek, hiçbir afetin başaramadığını kendi bedenlerimiz başarabilir ve insanın geleceği büyük bir tehlikeye girebilir.

Obezite nedir?

En basit tanımıyla sağlığınızı tehdit edecek bir biçimde yağ birikmesidir. Yetişkin bir erkekte olması gereken yağın %25 fazlası, kadınlarda ise %30 fazlası obezite anlamına gelir.
Obezite tüm dünyada vücut kitle indeksi ile ortaya konur. Bu indeks hesaplanırken, kilogram olarak ağırlık, metre cinsinsen boy uzunluğunun karesine bölünür. Vücut kitle indeksinin dışında obezitenin önemli bir parametresi bel ölçümüdür. Çünkü yağların birikmesi bir sorun, nerede biriktiği ise bir başka sorundur. Bel ve göbek çevresinde biriken yağlar, sağlık açısından değerlendirildiğinde kalça ve bacaklarda biriken yağlardan daha tehlikeli bir durum oluşturabilir. Bel ve göbek bölgesinde yağ birikimi yüksek olan kişiler elma tipi obezler olarak tanımlanır. Kalça ve bacaklardaki yağ birikmesi ise armut tipi obezliğin belirtisidir. Elma tipi obezlerin, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir.
Obezite ile ilgili ölçümler yapılırken vücut kitle indeksi ve bel ölçümü dışında kişinin metabolizmasının hızı ve diğer bedensel analizler de önem taşır.

Obeziteyi ciddiye alın!

Halka açık bir noktada önünüzden geçenleri izlemeye başlarsanız, obezitenin ne kadar yaygın olduğu ile ilgili kişisel bir gözlem yapmış olursunuz. Özellikle genç yaştaki insanların içinde bulunduğu obezite sorunu, Türkiye için de çok önemli bir tehlike oluşturuyor.
Türkiye, şu anda 193 ülke içinde obezite oranlarıyla 17. Sırada yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nin 2018 verileri dikkate alındığında, Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığımızı görüyoruz. Sadece obezite konusunda değil, diyabet yani şeker hastalığı sıralamasında da bu sıradayız.
Bir insanın sağlığını en yoğun tehdit eden faktörlerden biri aşırı kilodur. Aşırı kilo alımı, sadece hareketlerinizi kısıtlamakla kalmaz, birçok hastalığın da nedenini oluşturur. Basit bir çıkarım yapalım birlikte; vücudunuzun hemen her bölgesi yağlanırken ve şişmanlarken, iç organlarınızın eski sağlığında çalışıyor olmasını bekler misiniz? Obeziteyle birlikte ortaya çıkan en önemli rahatsızlıklar uzun vadeli kalp ve damar rahatsızlıklarıdır. Tabağınızı fazladan doldurduğunuz her anda lütfen bunu düşünün. Eğer sağlıklı bir yemek düzeniniz olmadığını düşünüyorsanız, kendinize sağlıklı bir çözüm yolu bulun. Bu sağlıklı çözüm yolu asla, internette gelişigüzel bulacağınız ağır diyetler ve mucize vaatler olmasın. Hızlı ve sağlıksız verilen kilolar, kısa sürede eski hallerine dönerler ve bu arada vücudunuzda birçok rahatsızlığa sebep olma olasılığı vardır. Kilonuz aşırı ise diyetlerinizi bir uzman kontrolünde yapın ve diyetle birlikte egzersiz yapmanız gerektiğini de unutmayın.

Obezite ile mücadele nasıl olur?

Öncelikli olarak bilmeniz gereken nokta, obezitenin ciddi bir sağlık sorunu olduğudur. Ciddi sağlık sorunlarının hepsinde olduğu gibi uzman doktorlarca takip edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Obez olduğu saptanan hastanın, başka hastalıkları olup olmadığı araştırıldıktan sonra, sağlıklı bir beslenme programı ve egzersiz ile kilo vermesi sağlanmaya çalışılır. Obezite sorunu, kendi başına bir yaşamsal tehdit oluşturabilir. Vücut kitle indeksleri 35’ün üzerinde olan hastaların, gerekli tüm araştırmalar tamamlandıktan sonra cerrahi yöntemle tedavisi de mümkün olabilir.
Diyet ve egzersiz programlarıyla kilo verme olasılığı yüksek hastalarda, hekim doğal olarak bu yolu öncelikli olarak dener. Fakat, obezitenin derecesine bağlı olarak, diyetin ve egzersizin çözüm oluşturmayacağı durumlar için cerrahi müdahale gerekli olabilir. Cerrahi müdahale ile ilgili genel algı, hastaların bu konuya endişeyle yaklaşmalarına sebep olmaktadır. Fakat vücut kitle indeksleri 35’in üzerinde olan hastaların içinde bulundukları riskli durum daha endişe verici bir hal alabilir. Konusunun uzmanı hekimler tarafından donanımlı bir obezite merkezinde yapılacak olan cerrahi müdahale, hastanın normal yaşamına dönmesini hızlandırması açısından önemli olabilir. Bu noktada tekrar etmekte fayda var. Obezite tedavisinden önce uzmanlar, vücut kitle indeksi, bel ve göbek bölgesi ölçümleri, detaylı bir sağlık taraması gibi birçok adımla hastanın genel durumunu ortaya koymak için analiz yaparlar. Cerrahi müdahale kararı, tüm bu analizler sonunda hastanın müdahaleye uygun olup olmaması sonucundan hareketle verilir. Cerrahi müdahale sonrasında, ciddi bir takip dönemi başlar. Hastanın normal kiloya dönmesiyle birlikte hayat şeklini değiştireceği sağlıklı bir beslenme programı izlemesi önemlidir. İster diyet ve egzersizle olsun, ister cerrahi müdahale ile tüm obezite tedavilerin başarılı olabilmesi için hastanın süreçle, hekimle ve yaşam tarzı ile ilgili kararlı yaklaşımı önem taşır. Özellikle diyet ve egzersizle yapılan tedavi sonrasında, gerekli yaşamsal değişiklikler yapılmadıysa süreç başladığı noktaya geri döner.
Cerrahi müdahale sayesinde, hastalar ilk 6 ay içinde kilolarının %50’sini verirler. Kalan kilonun %50’si de ikinci 6 içinde verilir. Hastanın normal kilosuna ulaşması 1.5 yıl gibi ir zamanda gerçekleşir. Takip ve danışmanlık hizmetini de uzman ekipler tarafından alan hastaların, yaşadığı kilo değişiminin yanı sıra moral ve motivasyon olarak çok iyi bir noktaya geldikleri gözlemler arasındadır. Cerrahi müdahale, mide ve bağırsakların anatomisine yönelik bir uygulamadır. Hastanın hormonal sinyalleri değişir, iştahı azalırken, doygunluk hissi artar, metabolizması hızlanır. Moral ve motivasyonu da yüksek olan hastanın, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması bu yöntemle çok daha hızlı olur.

Obezite ameliyatı sonrası

Diyet ve egzersiz programıyla ve ya cerrahi müdahale sayesinde başarılı olmuş bir obezite tedavisi sonrasında hasta, bir çok rahatsızlıkla çok daha kolay baş edebilir bir duruma geçer.
Obezite tedavisi sonrası hastanın bedeninde oluşan değişikleri kısaca özetlemek gerekirse;
Obezite tedavisinde cerrahi yöntemler kullanıldıysa, kurallara uyan ve yaşam biçimini değiştirmeyi başaran bir hasta için kilo kaybı artık kalıcıdır. Bu ona her şeyden önemlisi büyük bir moral sağlar. Obez hastalarda yüksek oranda görülen depresyon riski tedavi olmuş hasta için çok daha düşüktür.
Yüksek tansiyon riski büyük oranda azalır ve kontrol altına alınabilir.
Kalp hastalığı riski azalır.
Kan değerleri 2 ila 3 ay içinde normal düzeye erişebilir.
Diyabet riski büyük bir oranda düşer.
Astım hastalığının gerilediği görülür. Devamında sağlıklı beslenme programlarını devam ettiren birçok hastada tamamen ortadan kalktığı da veriler arasındadır.
Solunum sisteminde büyük bir rahatlama oluşur.
Obez hastaların en büyük problemlerinden biri olan uyku bozuklukları ortadan kaybolur.
Tüm bunlara ek olarak, obezite tedavisinde başarı sağlanmış olan hastaların cinsel sorunları, üreme ile ilgili problemler, felç, beyin kanaması, kıllanma, kanser gibi bir çok rahatsızlıkla ilgili risk oranları düşer.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Open chat